ÜNSÎ, Abdüllatif

(d.?/?-ö.19 Cemâziyelevvel 1075/8 aralık 1664)

divan şairi

 

Kütahyalı olan Ünsî’nin asıl adı Abdullatîf’tir. Rıza, şairi İstanbullu göstermektedir. (Zavotçu, 2009: 196) İlk eğitimini Kütahya’da alan Ünsî, Nihâlî Mehmed Efendi’den mülazemet almıştır. 1028 / 1618-19’da Şam kadılığı ve Kahire vakıflarının muhasebesi kendisine verilmiştir. Safer 1032 / Aralık-Ocak 1622-23’te Emre Hoca medresesine yükseldi. Receb 1032 / Mayıs 1623’te azledilmiştir. On yıl mazul kaldıktan sonra Muharrem 1042 / Temmuz-Ağustos 1632’de Hâfız Paşa medresesine atandı. Rebiülevvel 1048 / Temmuz-Ağustos 1638’de Trablusşam kazasına atanmış ancak, Muharrem 1050 / Nisan-Mayıs 1640’ta bu görevinden azledildi. Rebiülevvel 1051 / Haziran-Temmuz 1641’de Kütahya kazasında görevlendirilmiş, Muharrem 1053/ Mart-Nisan 1643’te bu görevden azledilmiştir. Safer 1056 / Mart-Nisan 1646’da Maraş kazasına atanmış, Zilhicce 1057/ Aralık-Ocak 1647-48’de bu görevden ayrılı. Bu arada ikinci defa Trablusşam kazasına atandı, Receb 1060 / Haziran-Temmuz 1650’de azledildi. Rebiülevvel 1062 / Şubat-Mart 1652’de Mekke kazası verilmiş ancak, o bu görevden uzak durdu. Ramazan 1063 / Temmuz-Ağustos 1653’te Bağdat’a atandı, Rebiülevvel 1065/ Ocak-Şubat 1655’te azledildi, Şevval 1066/ Temmuz-Ağustos 1656’da üçüncü defa Trablusşam’a atanmış, Rebiülahir 1067 / Ocak-Şubat 1657’de azledilmiştir. Rebiülahir 1069 / Aralık-Ocak 1658-59’da Üsküdar kazasına atanmış, Receb 1070 / Mart-Nisan 1660’ta bu görevden ayrılmıştır. Şevval 1071 / Mayıs-Haziran 1661’de İzmir kazası verilmiş, Cemaziyelahir 1073 / Ocak-Şubat 1663’te azledilmiştir. Aynı yılın Ramazan ayında Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte Uyvar seferine kadı olarak atanmış, Siroz kazası da arpalık olarak kendisine verilmiştir. Savaştan sonra Muharrem 1075 / Temmuz-Ağustos 1664’te Şam kazasına atanmıştır. Üç gün bu vazifede kaldıktan sonra 19 Cemaziyelahir 1075 / 8 Aralık 1664’te vefat etti. Ünsî Şam’da Sinaniye camii haziresine defnedildi. Zamanın şairlerinden Sofyalı Fethî Efendi, vefatına şu tarihi düşürdü: Ola cennetde kudsîle ile Ünsî. (Özcan, 1989, 305-306)
Ünsî’nin elde mevcut bir eseri yoktur. Kaynaklarda şiir ve inşada mahir olduğu belirtilmektedir (Zavotçu, 2009: 197) Âsım, Tezkiresi’ne aldığı şiirlerini Divanı’ndan aldığını belirtir. (Coşkun, 1985: 46) Ancak elimizde bu eser mevcut değildir.
İlim sahibi, sohbet ehli, cömert bir şahsiyettir. Safâyî, şuh tabiat ve güzel suretli olduğunu belirtir. Özellikle ömrünün ilk yılları felaketler içinde geçmiş, hayatı hep borç içinde geçmiştir. (Safâyî, 2005: 68-69) Üç dilde de şiir kaleme almış olan şair, şiirlerinde Ünsî mahlasını kullanmıştır. Kaynaklar, hattının da güzel olduğunu belirtir. (Özcan, 1989, 305-306)
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Yeniler 735 ve Hazine 1072’de numaralara kayıtlı mecmualarda şiirleri vardır. (Açık, 2007; 472)

Kaynakça

Abdulkerimoğlu, Abdulkadir (1998). İsmail Beliğ, Nuhbetü’l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti’l-Eş’âr. AKM: 22-23.

Açık, Nilgün (2007). “Ünsî”. Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 8. Ankara: AKM Yay.

Altun, Kudret (1997). Mustafa Mucîb Tezkire-i Mucib İnceleme-Tenkidli Metin-Dizin-Sözlük Ankara. AKM Yay.: 23.

Coşkun, Ali Osman (1985). Seyrek-zâde Mehmed Âsım’ın Hayatı ve Zeyl-i Zübdetü’l-Eş’Âr Adlı Eseri. Yüksek Lisans Tezi: Gazi Ünv. 46.

Çapan, Pervin (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetu’l-Âsâr Min Fevâ’idi’i-Eş’âr) İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay. 68-70.

Kurnaz, Cemal - Mustafa Tatçı. (2001). “Turâbî”.Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî. C. I.Ankara: Bizim Büro Yay.72-73.

Özcan, Abdulkadir (1989). Şakaik-i Nu’mâniye ve Zeyilleri, Vekayiü’l-Fudalâ I Şeyhî Mehmed Efendi. İstanbul: Çağrı Yay. 305-306.
Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 8. Dergâh Yay. 491.

Zavotçu, Gencay (2009). Zehr-i Mâr-zâde Seyyid Mehmed Rızâ Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği ve Tezkiresi. Kocaeli. (http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10745,rtgirispdf.pdf?0)

DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL TUĞLUK
Madde Yazım Tarihi: 01.10.2014
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün

Melâzâ dergehindir melce’im dârsı cihân içre

Aceb mi hâksi pâkine edersem cebhe-fersâyı

 

Cefâ-yı çarh-ı kec-revden penâhımdır ölürsem de

Komam yüz sürmeden ol südde-i bâb-ı feleksâyı

 

Kümeyt-i kilkim olmasa katı pâ-der gil-i hasret

Bu yoldan mı ederdim midhatinde râh-ı peymâyı

 

Ne cünbişler ederdi arsa-i vasfında görseydi

İnân-ı esb-i hâtır râyiz-i mihnetden irhâyı

 

Nice dem-beste vü lâl olmayam kim zehrler sundu

Felekden her kaçan etdimse ümmîd-i şeker-hâyı

 

Bu denlü söyleden de iltifâdındır dili yohsa

Çıkarmışdım gönülden güft ü gûy-ı şi’r ü inşâyı


Çıkarsam nakş-ı bikr-i fikrimi bir lahza bâzâra

Salarım hâcegân-ı heft-çarha şûr u gavgâyı

 

Husûsâ ol suhenver hâcesi bâzâr-ı irfânım

Ki yokdur nutkuma tercîh eder lü’l-i lâlâyı

 

Yeter laf urdun ey Ünsî senin bilmez mi mikdârın

Niçün tasdî edersin yok yere ol tab’-ı dânâyı 

Çapan, Pervin (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetu’l-Âsâr Min Fevâ’idi’i-Eş’âr) İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay. 68-70.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.