HARÂBÂTÎ, Muhemmed Binni Abdulla

(d.1047/1637-38-ö.1142/1730)

divan şairi

 

 
1047/1637-38 yılında Doğu Türkistan’da Aksu şehrine bağlı Egerçi köyünün Çoğtal mahallesinde dünyaya geldi (Sabit 1985: 1; Utuk vd. 2006: 597). Babasının ismi Abdulla idi. İlk ve orta düzeydeki eğitimini Aksu’daki mektep ve medreselerde tamamladı. Daha sonra Kaşgar ve Buhara’ya giderek buradaki medreselerde Şark edebiyatı, İslâm felsefesi, İslâm hukuku, mantık gibi dersler aldı. Buhara’da eğitim aldığı dönemde, İslâmî ilimler sahasında çeşitli münazaralarda başarılar göstererek müderrislerin dikkatini çekti. Memleketine döndükten sonra bir taraftan dinî ilimler üzerine çalışırken bir taraftan da şiirlerini kaleme aldı. Aynı zamanda Aksu’da imamlık ve müderrislik yaptı (Sabit 1985: 1; Utuk vd. 2006: 598). İlim ve ahlâkı ile halkın büyük sevgi ve saygısını kazandı. Hayatının son döneminde malını mülkünü satarak, bir kısmını fakir ve yetimlere verdi, bir kısmı ile de hac farizasını yerine getirdi (Sabit 1985: 2). 1142/1730 yılında Aksu’da vefat etti. Vefatının ardından, halk onun için heybetli bir mezar ve türbe yaparak buna “Hacı Harabatî” mezarı dedi. Onun türbesi, âlimlerin ve tâliplerin toplanarak edebî ve dinî konuların münazara ve mütalaa edildiği bir mekâna dönüştü. Türbe bu özelliğini günümüze kadar sürdürdü (Sabit 1985: 2; Utuk vd. 2006: 598).

Doğu Türkistan’da Yarkent Hanlığı’nın son dönemi ile Hocalar Dönemi’nin ilk dönemlerinde yaşadı. Şairin yaşadığı dönem, Doğu Türkistan’ın siyasi ve dinî açıdan en buhranlı dönemidir. Bu dönemde Ak Tağliklar ile Karatağlikların mücadelesi söz konusudur. Akdağlikların lideri Appak (Afak) Hoca ve onun evlatlarının hüküm sürdüğü bu dönemde, Doğu Türkistan’da istibdat dönemi yaşandı. Dönemin siyasi ve toplumsal olayları şairin mesnevilerine de doğrudan yansıdı. Şair, özellikle dönemindeki riyakâr ve halkı aldatan “İşan”, “Molla” ve “Sufî”leri hicveden şiirler kaleme aldı. Mesnevi tarzında çok başarılı şiirler yazan şair, yaşadığı döneme damgasını vurmuştur (Ömer 1996: 429-431).

Harâbâtî, 1726 yılında bütün şiirlerini Külliyat-ı Mesnevî-yi Harabatî isimli eserinde toplamıştır. Eserin el yazma ve taş baskı üç nüshası günümüzde mevcuttur. Bunlardan birincisi, Molla Ğocaş tarafından 1248/1832-33 yılında yazılmıştır ve günümüzde Şincan İçtimâî Fenler Akademisi’nde bulunmaktadır. İkincisi, Aksu Hacı Harâbâtî türbesinin şeyhi Memtimin ile Haşim Mezin Ahunum’un elindedir. Üçüncüsü ise Aksu’da Semet Karidin tarafından bulunmuş olup, günümüzde Şincan Üniversitesi’nde bulunan taş basma nüshadır. Bu nüsha 1327/1909 yılında Taşkent’te Ariphanov matbaasında basılmıştır (Ömer 1996: 432). 6500 beyitten oluşan bu eser, “Beyân” ve “Fasıl” şeklinde isimlendirilen 112 parça nasihatnâmeyi içine almaktadır. Şair, her bölümde bir kavramı anlatmak için bir tip yaratmış ve onun etrafında bir hikâye oluşturmuştur. Eserde dinî değerlerin yanı sıra samimiyet, doğruluk, fakirlik, iyilik, insan sevgisi, adalet gibi kavramlar üzerinde durulmuştur (Ömer 1996: 435).

Harâbâtî'nin şiirleri, sosyal ve dinî konuları ele alması yönüyle realist bir çizgide olup, şiirlerinde başarılı bir dil ve üslup kullanmıştır. Halkın çektiği çile ve zulüm, şairin şiirlerine yansımıştır.

Kaynakça

Osman, Ğeyretcan (1987). Uyğur Kilassik Edebiyati Tarihidin Tezis. Ürümçi: Şincan Daşö Neşriyatı.

Osman, Ğeyretcan (1996). Uyğur Kilassik Edebiyati Kiskiçe Tarihi 2. Ürümçi.

Osman, Ğeyretcan, O. İsmail, T. Savut (hzl.) (2005). Uyğurlarnin Kedimki Edebiyati 2. Ürümçi: Şincan Maarip Neşriyatı.

Ömer, Şeripidin (1996). Ottura Esir Uyğur Klassik Edebiyatı 1. Ürümçi: Şincan Halk Neşriyatı.

Sabit, Eziz (hzl) (1985). Mesnevi-yi Harabati. Keşker: Keşker Uyğur Neşriyatı.

Utuk, İmincan Ehmidi, Ğ. Osman, M. Mirziehmet, E. Suleyman, H. Abdusalam (2006). Uyğur Edebiyatı Tarihi 2.  Pekin: Milletler Neşriyatı.

DOÇ. DR. ADEM ÖGER
Madde Yazım Tarihi: 15.04.2014
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


Külliyât-ı Mesnevî-yi Harabâtî

Eytayin hemdenni ey yezdân-i pâk

İçtiler hûn-i ciger merdân-i pâk

 

Halikâ helkinni kördüm bî-eded

Hiç nime yoktur senindek bî-meded

 

Senin zâtin tesevvurdin munezze

Semâvâtin tesel suldin munezze

 

Enâsirdin kilibsen âdemizâd

Biravni dividek birni perizâd

 

Felek tügrügsizu üstün tanâbsiz

Benâ kildin ikki âlem şitâbsiz

 

Kılıb estâre-i zinnet felekke

Yorutub tün içinde gör dimekke

 

Kılıb nimetni sen yerdin faravân

Eni yer âdemîler şâd u hendân

 

Niçe kim özgelerğe urseler dem

Anin rizkini hergiz kilmidin kem

 

Heme zicânğa bedrin nimetini

Nesâr et âdemiğe rehmitinni

 

Padişaha tün ü kün yeksân sana

Bendeni efv eylimek âsân sana

 

Cân kuşi cennetke pervâz eylegey

Til senin hemdindin âğâz eylegey

 

Yahşi süret birle âdem eyledin

Ekilni âdemge hemdem eyledin

 

Dâneni âdemge sen dâm eyledin

Nefsini ol dâneğe râm eyledin

 

Dünyada âdemni bunyâd eyledin

Lezzet-i dunyâ bilen şâd eyledin

 

Âkibet ol dâneğe boldi ravân

Keldi bu âlemğe âdem şol zamân

 

Boldi âdemğe cahân mâtem-serâ

Kördi tün kün mehnet u cevr u capâ

 

Boldi bu mâtem-serâ içre madâm

Yiğladi firkatte üçyüz yil tamâm 

 

Külliyat-ı Mesnevî-yi Harabâtî

Her kişi kim ehl-i îmândur bilin

Töt işini cehdile anlab kilin

 

Evvilen özini heseddin saklağil

Taki andin özini mömin çağlağil

 

Bolsan ol yalğanu ğeybetdin yirak

Bolğaysen elbette lenetdin yirak

 

 Bi riya kilsan eger bir teâti

Yağkusi başin üzre hek rehmiti

 

Saklase herkim harâmdin korsaktin

Bolmağay ikki cahân hergiz lein

 

Her kişinin bâtini ger pâk emes

Belki rohi lâyiki eflâk emes

 

Kimki hek emrin kilur ol hek tapar

Ömride peyvetse ol revnâk tapar

 

Kilsa söhbet zen bile bahar pekir

Ol kişi bolğay bügün tanla hekir

 

Özni bilgen özini har eylemes

Canidarlarni azar eylemes

 

Özni pâk etken kişi idris bolur

Özni fâsik eylese iblis bolur

 

Her kişikim ehl-i sıdk sıdık bolur

Her kişikim ehl-i cehl zındık bolur

 

Nefsini öltürse ol circis bolur

Kilsa ger nefs emrini iblis bolur

 

Kim dalâlet kilsa şeytân emrini

Okuğil lâ-hevle sen bisyâr uni

 

Zâru zâru, zâru zâru, zâru zâr

Kim tekebburdur bolur elbette hâr

 

Men neçük eyley könülni şâdlar

Kaysi bir ğemdin kilay feryâdlar

Sabit, Eziz (hzl.) (1985). Mesnevi-yi Harabati. Keşker: Keşker Uyğur Neşriyatı. 1-3, 43-45.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.