Abdülazîz, Abdülkâdir-zâde, Hâce Abdülazîz, Usta Abdülazîz

(d.808 ?/1405-06 ?-ö.890 ?/1485-86 ?)

divan şairi, müzisyen

 

Meşhur müzisyen ve müzik teorisyeni Abdülkâdir Merâgî’nin (ö. 839/1435-36) üç oğlundan en küçüğüdür. Aslen Tebriz Türklerindendir. Osmanlı arşiv belgeleri ve güfte mecmualarında (BA: vr. 22; Defter-i Müsveddât-ı İn’âmât: 17, 33) kendisinden “Usta Abdülazîz” veya “Hâce Abdülazîz” olarak da söz edilmektedir. Tezkirelerde adına rastlanmayan Abdülazîz, 808/1405-06 yılı civarında Timurlu Şâhruh zamanında Semerkant’ta doğdu. 813/1410-11’ten sonra Herat şehrinde dini eğitimle birlikte babasından hat, edebiyat ve müzik eğitimi aldı, ud çalım tekniklerini öğrendi. Usta Abdülazîz; babası Merâgî’nin II. Murâd adına yazdığı Herat üslubu tezhibiyle süslenmiş 824/1421 tarihli Makâsıdü’l-Edvâr (TSMK. Revan. No. 1726)’ının nüshası, II. Murâd için yaptığı Türkçe sözlü hüseynî-amel bestesi ve udu ile Bursa’ya geldi (Uslu 2010: 182). II. Murâd’ın 826/1422-23’de Abdülazîz Abdülkâdir-zâde’ye Edirne’nin Temürhanlı köyünü ikta olarak verdiği ilk defa Recep Uslu tarafından tespit ettiği belgeyle (BA: vr. 22; Uslu 2007: 33) ortaya çıktı. Saray müzisyeni olarak kabul edilen Abdülazîz, Makâsıd’ın 841/1437-38’de yeniden istinsah edilmesinde rol oynadı. Şiir de yazan sanatçı, II. Mehmed’e sunduğu cülûsiyesini aynı zamanda besteledi. Abdülazîz, adının son kez görüldüğü 890/1485-86 tarihli II. Bâyezîd devrine ait muhasebe kaydındaki mülkünün tespitine dair bilgiye bakılırsa muhtemelen bu tarihte öldü. Oğlu ve öğrencisi udî Mahmûd Abdülkâdir-zâde onun müzik geleneğini devam ettiren saray müzisyenlerindendir.

Hâce Abdülazîz’in eserleri şunlardır:

1. Hâşiye: Usta Abdülazîz’in Edirne’ye yerleştikten sonra babasının Makâsıd’ına yazdığı Farsça hâşiyesidir. Metnin nüshası Makâsıd’ın Bodleian Kütüphanesi yazmasının sonunda yer almaktadır (Farmer 1978: 84).

2. Nekâvetü’l-Edvâr: Abdülazîz’in yine Edirne’de ikamet ettiği yıllarda II. Mehmed adına kaleme aldığı Farsça Nekâvetü’l-Edvâr (TSMK. III. Ahmed. No. 3462; Nuruosmaniye Kütüphanesi. No. 3646) bir müzik nazariyatı kitabıdır. Yazımında babasının Makâsıd üslubunu ve tertibini örnek aldığı bu eser, “12 makâm, 6 âvâze, edvâr-tabaka” temeli üzerine kurulu sistemci ekol müzik teorisi geleneğini yansıtmaktadır. Sanatçı, Nekâvetü’l-Edvâr’da girişin ardından “edvâr, tabaka, intikâl, mülâyemet, îkâ ve üç sınıfa ayırdığı (teltınlak, havatınlak, darbtınlak) çalgılar”dan söz etmektedir. Abdülazîz’in, kendi devrinin kös gibi çalgılarına ve müzisyenlerine değinmemesi kitabın devrini yeterince yansıtmadığını göstermektedir. Bununla birlikte risâlede II. Murâd ve Fâtih döneminde “vetedü’s-sadr, darbü’l-mecnûn” diye adlandırdığı iki usul (îkâ) ve “tervîh” adını verdiği kanun benzeri “teltınlak-yatık” müzik aleti ile ortaya koyduğu yenilikler yer almaktadır. Eser üzerinde bir doktora tezi yapılmış (Koç 2010) ve Abdülazîz’in müzik teorisine getirdiği yenilikler sıralanmıştır (Koç 2010: 88-89).

Abdülazîz, II. Murâd için “şube-i safâ” ve II. Mehmed için “şube-i şâhî” makamlarını icat etmiştir. Onun, hepsi Farsça sözlü “şube-i safâ, zengûle, hüseynî, sümbüle, şube-i şâhî, büzürk” makamlarında “çâr-darb, evsât, hafîf” usullerini kullandığı “medhiye, amel, taksîm, cülûsiye, tasnîf” türlerinde müzik eserleri olduğu kaydedilmiştir (Şems-i Rûmî 2007). Şiirle de uğraşan sanatçının manzumelerinden pek azı bilinmektedir. Nekâve’de kendisinin kaydettiği üçü medhiye, biri kitap bitirim (hâtime) şiiri dışında başka şiiri tespit edilmemiştir. Bunlardan sadece sözlerini kendisinin yazdığı ve Fâtih için yaptığı ikinci bestesinin son dörtlüğü Türkçe, diğer mısraları Farsçadır.

Kaynakça

Abdülazîz Abdülkâdir-zâde. Nekâvetü’l-Edvâr. Nuruosmaniye Kütüphanesi. no. 3646.

BA. Maliye Defteri. No. 180/35. vr. 22.

Defter-i Müsveddât-ı İn’âmât (909-917). İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı. Muallim Cevdet. no. 071. vr. 17, 33.

Farmer, H. George (1978). “Abdülkadir”. İslâm Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: MEB Yay. 84.

Koç, Ferdi (2010). Abdülaziz b. Abdülkadir Meragi ve Nekavetül-Edvar İsimli Eserinin XV. Yüzyıl Müzik Nazariyatı İçindeki Yeri. Doktora Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi.

Özcan, Nuri (1977). “XV ve XVI. Yüzyıllarda Türk Dünyasında Mûsikî”. XV ve XVI. Asırları Türk Asrı Yapan Değerler Tartışmalı İlmi Toplantısı. İstanbul: Marmara Üniversitesi Yay. 474.

Şems-i Rûmî (2007). Mecmûa-i Güfte (Fâtih Sultan Mehmed Döneminde Mûsikî ve Şems-i Rûmî’nin Mecmûa-i Güfte’si içinde). hzl. R. Uslu. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti Yay.

Uslu, Recep (1999). “Abdülazîz, Hace”. Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Yapı Kredi Yay. 40.

Uslu, Recep (2006). “Nekâvetü’l-Edvâr”. İslâm Ansiklopedisi. C. 32. İstanbul: TDV Yay. 548-549.

Uslu, Recep (2007). Fâtih Sultan Mehmed Döneminde Mûsikî ve Şems-i Rûmî’nin Mecmûa-i Güfte’si. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti Yay.

Uslu, Recep (2010). “Amel. XV. Yüzyıl Müzik Formu ve Usulü, Abdülkadir Merâgî’nin Türkçe Ameli”. Musikişinas (11): 182.

YRD. DOÇ. DR. RECEP USLU
Madde Yazım Tarihi: 15.02.2014
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


II. Murâd için yaptığı bestenin kendine ait güftesi

Tâb-ı benefşe mî-dehed turre-i müşk-sây-ı to

Perde-i gonca mî-dehed hânde-i dil-küşây-ı to

Abdülazîz Abdülkâdir-zâde. Nekâvetü’l-Edvâr. Nuruosmaniye Kütüphanesi. no. 3646. vr. 25a-b

 

Fâtih Sultân Mehmed için yaptığı ikinci bestenin kendine ait güftesi

Devletet tâ geşt âgeh baht-ı a’dâ hufte şod

Dâimâ bîdâr dâr ân devlet-i âgâh-râ

Ey melik zikr-i to çün ez-âlem-i sıdk u safâst

Der-du’â-yı şâh gû ân zikr-i bî-ikrâh-râ

 

Tâ bekâ-yı ins ü cânn ü berr ü bahr ü kân ola

Tâ sebât-ı mihr ü mâh ü zühre vü keyvân durur

Devletün pâyende olsun tâc ü tahtun müstedâm

Kubbe-i hadrâda tâ çarh-ı felek gerdân durur

Abdülazîz Abdülkâdir-zâde. Nekâvetü’l-Edvâr. Nuruosmaniye Kütüphanesi. no. 3646. vr. 24b.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.