HASTA KASIM

(d.1081/1702-ö.1157/1778)

âşık

 

Asıl adı Kasım olan âşık, Hasta Kasım mahlasıyla tanınır. Mahlasındaki "Hasta" sıfatı tasavvufî anlamdadır (Gayıbov 2011: 16). Sovyet döneminde onun kullandığı mahlas fiziki yönden hasta olması ve yahut kapitalist cemiyetin kanunları karşısında kendini hasta, aciz görmesi şeklinde izah edilir. "Hasta Kasım Tikmedaşlı", "Şikeste Kasım" gibi mahlaslar da kullanır. Kendisine "Dede Kasım" denmesinin sebebi gelenek içerisinde üstad bir sanatçı olarak kabul görmesi ile ilgilidir. Hayatıyla ilgili söylenenler rivayetlerden ve şiirlerindeki ipuçlarından elde edilir. Yazılı kaynaklarda hakkında oldukça az bilgiye yer verilir. 1702 yılında Tebriz yakınlığındaki Tikmedaş köyünde dünyaya gelmiştir. Babasının adı İbrahim'dir. Ailesi çiftçilikle uğraşmıştır. Şiirlerinden eşinin adının Selbi, oğlunun Ahmed, kızının Huraman olduğu anlaşılır. Selbi Hanım'ın erken vefatı üzerine âşığın Laçın Hanım'la ikinci evliliğini yaptığı tahmin edilir (Gayıbov 2011: 21). İlk eğitimini doğduğu köyde alır, eğitimini tamamlamak için Erdebil Şeyh Sefi Dergâhı'na gider (Kasımlı 2004: 547; Siyami 1373: 14; Gayıbov 2011: 11). Dergâha gitmesinin diger bir sebebi gördüğü rüya sonucu olmuştur (Kasımlı 2004: 548; Gayıbov 2011: 12-17). Bazı kaynaklarda Kum ve Necef şehirlerinde eğitim aldığı bildirilir (Siyami 1373: 17). Badeli âşıktır. Hz. Ali'nin elinden bade içmiştir (Gayıbov 2011: 14). Kaynaklarda "pir elinden lavaş" alarak âşık olduğu yönünde bilgiler bulunsa da elimizdeki şiirlerinde bu konuda bir malumat yoktur. Hasta Kasım saz çalan, atışma yapan bir âşıktır. Gezgin bir sanatçıdır. Lezgi Ahmed'le olan atışmaları meşhurdur. Şiirlerinde derdini, Âşık Edebiyatında güzel konuşmayı, natıklığı simgeleyen "İmran dilli" sazıyla paylaşır (Seyidov 1960: 499). Nadir Şah Avşar'ın (saltanat yılları 1736-1747) ordusuyla seferlere katılmış ve 1778 yılında vefat etmiştir. Mezarı doğduğu köydedir (Kasımlı 2004: 547; Siyami 1373: 23-24; Gayıbov 2011: 32). Hakkındaki rivayette ölümü ile ilgili verilen tarihin cenazesinde okunan Kuran-ı Kerim'in cildine yazıldığı ve bunun da bir âdet olduğu anlatılır. Son zamanlara kadar o Kuran-ı Kerim'in Tikmedaş köy mescidinde korunduğu; fakat yapılan tadilat zamanı kaybolduğu söylenir (Siyami 1373: 23-24).

Eserleri yaşadığı dönemden itibaren yazılı kaynaklarda yer alsa da büyük bir kısmı Sovyet döneminde derlenip yayımlanır. V. Huluflu'nun, S. Mümtaz'ın, H. Alizade'nin, H. Zeynallı'nın, S. Ahundov'un, E. Ahundov'un, H. İsmayılov'un, İ. Tapdık'ın, H. Arifi'in, M. Hekimov'un vb. bu konuda önemli hizmetleri var. Hasta Kasım'ın şiirleri ilk kez 1975 yılında S. Paşayev tarafından kitap haline getirilir. Âşığın şiirlerinin 1990 yılından sonra Güney Azerbaycan'da Tikmedaşlı Hüseyin Siyami, Ali Nikabi ve Muhammed İbadi–Karahanlu "Alışık" tarafından üç farklı kitapta yayımlandığı bilinir. Hayatı ve eserleri ile ilgili H. Araslı'nın, M. Seyidov'un, V. Veliyev'in, P. Efendiyev'in, K. Namazov'un, S. Paşayev'in, A. Nebiyev'in, M. Kasımlı'nın, E. Memmedli'nin, S. Gayıbov'un çalışmaları bulunmaktadır. Âşık hakkında Türkiye'de A.Caferoğlu'nun, N. Onk'un, F. Kırzıoğlu'nun, D. Yıldırım'ın ve Ö. Oğuz'un yayınları vardır.

Hasta Kasım koşma ve geraylıları (semai) ile meşhurdur. O, edebiyat tarihinde tecnis ustası olarak bilinir. Âşık, "Ne âlim işidir, ne de ulema, Tecnis manasının çok hüneri var" mısralarıyla tecnis yaratmanın oldukça beceri isteyen bir iş olduğunu söyler. Cığalı (yedekli) tecnislerinde kullandığı yedek maniler onun bu şiir şeklinde de başarılı olduğunu gösterir. Yedek olarak kullandığı manilerin estetik değerine ve özellikle cinaslı olmalarına özen gösterir. Azerbaycan âşık şiirinde ayaklı koşmayı, diğer adıyla koşma müstezadı ilk söyleyen Hasta Kasım'dır. Vücutname ve kıfılbentleri oldukca ünlüdür. Divanı ve muammalarında Klasik edebiyatın tesiri görülür. Nesimî ve Fuzulî gibi şairlerin isimlerini zikreden âşığın eserlerinde gazellerinin, muhammeslerinin olduğu anlaşılsa da bu şiirler elimizde yoktur.

Eserlerinde ahlaki ve terbiyevi fikirler ön plandadır. Tevazuyu, sevgiyi, yiğitliği öğütleyen âşığın şiirlerinin karakteristik bir özelliği kötü olayları eleştirirken ders almanın yollarını da göstermesidir. Bu bakımdan onun koşmaları çoğu zaman halk hikâyelerinin "ustatname" kısmında takdim olunur. Şiirlerinde dinî konulara geniş yer verir. Özellikle Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisini ön planda tutar. Âşık kendini muallim olarak gördüğü Hz. Ali'ye olan bağlılığını onun sadık hizmetçisi Kamber ile kıyaslar. Şiirlerinde tahkiyeye üstünlük verir, telmih sanatını başarılı bir şekilde kullanır. Aşk şiirlerinde daha çok "sitemkâr" sevgilinin cefalarından bahseder. Tikmedaş köyü ve çevresindeki tabiat unsurları onun şiirlerinde esas temalardandır. Gezdiği yerleri, dağları, ırmakları, gölleri bir ressam gibi tasvir eder. "Köhne Şamahı'nın seyrin eyledim" mısrasıyla başlayan "Kalıbdı" redifli koşmasında dağıtılmış Şamahı şehrinin eski hali ile yeni manzarasını kıyaslar, savaş sonrası şehrin düştüğü durumdan Nadir Şah Avşar'ı sorumlu tutar. Âşık, sosyal ve siyasi içerikli eserlerinde büyük ölçüde savaşları, göçleri, karşılaştığı haksızlıkları anlatır. Dünyanın faniliğinden şikâyetçidir. Dili sadedir. Kelime seçiminde titizdir. Söz sanatlarına önem verir. "Uzak durub, yakın sözün dediyim, Acı sözün şeker kimi yediyim" vb. birçok dizesinde eş anlamlı, eş sesli, zıt anlamlı sözleri aynı mısrada kullanmaya özen gösterir. O, "Ot biter kök üste, aslı ne ise, Yovşan beslemekle çemenzar olmaz" vb. dizelerinde atasözleri ve deyimlerden büyük ölçüde istifade eder. Şiirlerinde mecaz, teşhis, tekrir, teşbih, tezat, mübalağa, istifham gibi sanatlar yerli yerinde kullanır. Kullandığı Arapça ve Farsça tamlamalar ağır değildir. O, yenilik taraftarı bir âşıktır. İlk kez ayaklı koşmayı düzenlemenin yanısıra, 16. yüzyılın âşığı Kurbani'nin şiirleri arasında olmayan, 17. asırda Tufarkanlı Abbas'ın eserleri arasında sadece bir örneği bulunan ciğalı tecnisin bir kaç örneğini söyleyemiş, muamma ve vücutname türünü de yaygınlaştırmıştır.

Hasta Kasım aynı zamanda hikâye musannifidir. Âşıklar, "Koroğlu", "Kurbani", "Abbas ve Gülgez" hikâyelerinin Hasta Kasım tarafından tasnif olunduğunu söylerler (Namazov 1984: 78). G. Kazımov Kurbani ve Poetikası adlı eserinde Kurbanî Hikâyesi'nin asıl nüshasının Hasta Kasım tarafından tasnif edilmemişse bile varyant metinlerden birinin onun tasnif edebileceğini kaydeder (Kazımov 1996: 63). Kaynaklarda "Ali Yar", "Masum", "Cihan ve Abdullah" adlı hikâyelerin de onun tasnif ettiği bildirilir. Koşmalarında bahsettiği hadiselere binaen hakkında birçok rivayet, hikâye parçaları anlatılmaktadır. Anlatıların ekseriyeti âşığın hayatı ile ilgili değildir (Araslı 1960: 72). Bu rivayetler "Hasta Kasım ve Meleksima" Hikâyesinin meydana gelmesine neden olmuştur. Kuzey Azerbaycan'da dört varyantı bulunan bu hikâye metni ilk kez 1894 yılında Mahmud Bey Mahmudbeyov tarafından Şamahı'nın Tircan köyünde Âşık Oruç'tan derlenerek SMOMPK mecmuasında (No: 19. s. 278-285) yayımlanmıştır. Aynı hikâyenin 1895 yılında Kaspi gazetesinin 137. sayısında tekrar yayımlandığı bilinir. Diğer bir nüshayı 1937 yılında H. Alizade yayımlamıştır. Üçüncü nüsha A. Ahundov tarafından 1993 yılında neşr edilmiştir. M.H. Tahmasib tarafından derlenmiş dördüncü nüsha ise yayımlanmaz. "Hasta Kasım ve Meleksima" Hikâyesi dinî motiflere geniş yer verdiğinden Sovyet döneminde fazla rağbet görmemiştir.

Kaynakça

Araslı, Hemid (1960). Âşık Yaradıcılığı. Bakı: Birleşmiş Neşriyat.

Caferoğlu, Ahmed (1948). "Hudut Boyu Saz Şairlerimizden Dede Kasım". Zeytindalı Dergisi 2: 4-14.

Efendiyеv, Paşa (1981). Azerbaycan Şifahi Halq Edebiyatı. Bakı: Maarif Neşriyatı.

Gayıbov, Seyran (2011). Heste Kasımın Poetik İrsi. Doktora Tezi. Azerbaycan Milli Elmler Akademisi Nizami Adına Edebiyat Enstitüsü.

Gayıbov, Seyran (2011). "Hasta Kasım'ın Rüya Motifinin Tahlili". Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi. 58: 131-138.

Karahanlu, Muhammed İbadi "Alışık" (hzl) (1384). Heste Kasım. Tebriz: Ahtar Neşriyatı.

Kasımlı, Muharrem vd. (2004). Azerbaycan Edebiyatı Tarihi. C. I. (Şifahi Halk Edebiyatı). Bakı: Elm Neşriyatı.

Kazımov, Gazenfer (1996). Kurbani ve Poetikası. Bakı: ADPU Neşriyatı.

Kirzioğlu, Fahrettin (1977). "Hasta Kasım". Türk Dili ve Edebiyatı Ansklopedisi. C. 2. Ankara: Dergah Yay. s. 209.

Memmedli, Еlhan (1998). Tecnis senetkarlığı. Bakı: Nafta-press.

Namazоv, Kara (1984). Azerbaycan Âşık Seneti. Bakı: Yazıçı Neşriyatı.

Nebiyev, Azad (2004). Azerbaycan Âşık Mektebleri. Bakı: Nurlan Neşriyatı.

Niqabi, Ali (hzl) (1374). Heste Kasım. Heyatı ve Şeirleri. Tebriz: Telaş Neşriyatı.

Oğuz, M.Öcal (1997). "Azerbaycan ve Türkiye Sahasında Âşık Edebiyatının XVIII. Yüzyılı". Millî Folklor Dergisi 35: 2-9.

Onk, Nizamettin (1971). "Araz Boyu Ozanlarımız: Dede Kasım". Türk Kültürü Dergisi 100: 106-114.

Paşayev, Sednik (1989). Azerbaycan Folkloru ve Âşık Yaradıcılığı. Bakı: ADU Neşriyatı.

Paşayev, Sednik (hzl) (1975). Heste Kasım 46 şeir. Bakı: Genclik Neşriyatı.

Seyidov, Mireli vd (1960). "Şifahi Halq Edebiyatı Tesiri İle Yaranan Şeir", Azerbaycan Edebiyatı Tarihi. C. I. Bakı: Azerbaycan EA Neşriyatı. s. 495-499.

Siyami, Hüseyin (hzl) (hicri 1373). Heste Kasım. C. I. Tebriz: Endişe Neşriyatı.

Veliyеv, Vagif (1985). Azerbaycan Fоlklоru. Bakı: Maarif Neşriyatı.

Yıldırım, Dursun (1984). "Azerbaycan Âşık Şairleri ve Şeirlerinden Örnekler". Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi 22: 13-27.

DR. SEYRAN QAYIBOV
Madde Yazım Tarihi: 17.07.2013
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


Koşma

Berat gecesinde üstüme geldi,

Gösterdi özünü, mahtab mene

İki melaikden nur dirgelendi

Numayan göründü aftab mene

 

Ezelden oxudum zikr-i Xudamı,

Dilimde ezberdir Haqqın kelamı

Mübarek destinde büllurdan camı

Bir kadehde iki cüre ab mene

 

Başım belalıdır, gözü yaşlıyam,

Kulak assaz men derdimi başlıyam,

Atam İbrahimdir, Tikmedaşlıyam

Orda salınıbdır rahthab mene

 

"Heste Kasım" deyir destrest oldum,

Şah elinden bade içib mest oldum,

Bir neçe gün Şeyx Sefide best oldum

Onda beyan oldu dörd kitab mene

 

Siyami, Hüseyin (hzl.) (hicri 1373). Heste Kasım.C. I. Tebriz: Endişe Neşriyatı. 35-36.

 

Tecnis

Yatmış idim üstüme çekildi çeri,

Yene yar sevdası hemayil oldu,

Derd-i gamın cana eser eyledi

Kollarım boynuma hemayıl oldu

 

Tebib görsün yaralarım, sinem aç,

Öz elinle bu düyünüm senem aç,

Demiş idin her gün verrem sene maç,

Günüm aya döndü hem ay il oldu

 

Vardım dost kuyine, sek sene durdu,

Derdim tek bir iken, seksene durdu

Dost bizi görcegin seksene durdu,

Gözeller gefleten hem ayıl oldu

 

Seyrana duruban ağlaya geldi,

Güldürmeye gelmez ağlaya geldi,

Hayrın, şerrin bilib ağla da geldi,

Yârım cahil iken hem ayıl oldu

 

Kara bağrım o gözeller içinde,

Elilen sene o gözeller içinde,

"Heste Kasım" o gözeller içinde,

Kollarım boynuma hemayıl oldu

 

Selman, Mümtaz (hzl.) (2005). El Şairleri. (ed. Cennet Nağıyeva ve Tahire Nuraliyeva). Bakı: Nurlan Matbaası. 149-150.

 

Koşma

Ay ağalar, gelin size söyleyim,

Ezel yaxşı olar, yâr aşnalığı.

Sen sevesen, yârın seni sevmeye,

Olar bülbül ile har aşnalığı.

 

Bağban odur zehmet çeke, elleşe ,

Saldığı bağ çiçekleşe, gülleşe.

Eger gücsüz güclü ile güleşe,

Olar terlan ile sar aşnalığı.

 

Heste Kasım" gem elinden mest ola,

Ehl-i derviş hırkasında pust ola,

Bir adam ki, lokma ile dost ola, 

Olar yağış ile kar aşnalığı.

 

Aхundоv Ehliman (hzl.) (1983). Azerbaycan Aşıkları ve El Şairleri. C. I. Bakı: Еlm Neşriyatı. 109.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.