ABDÎ

(d.?/?-ö.943/1536)

divan şairi

 

Asıl adı Abdülvehhab olan 16. yy. ın tanınmış şairlerinden Abdî Bursalıdır. “İslî Abdî” lakabıyla şöhret kazanmıştır. Âşık Çelebi ayrıca Sarık lakabıyla tanındığını da belirtir. İlim tahsiline başlayan Abdî, Kâdirî Efendi’den mülâzım olmuş, sonra Bursa’da Hamza Bey medresesine müderris olmuştur. Kâdirî Efendi’nin desteğiyle Ebussuud Efendi’nin İstanbul kadılığı döneminde niyâbet hizmetine getirilmiştir. Daha sonra yetmiş akçe ile Menemen kadısı olmuştur. Abdî Efendi, Bursa Evkâf-ı Salâtîn muhâsebesin” teftiş ettiği bir sırada vefat etmiştir( 943 / 1536).

Abdî’nin Divan’ı yoktur. Ancak tezkirelerde şairin şiirleriyle ilgili olarak övgü içeren ifadeler vardır. Abdî bazı şiirlerini mahlassız yazdığı için şiirleri bazı şairlerin şiirleriyle karıştırılmıştır. Örneğin aşağıdaki gazeli İbn-i Kemâl’in şiirleriyle karıştırılmıştır.

Maraz-ı ışkı gör şifâ yerine

Ala gör derdini devâ yerine

Bana sevdâ-yı zülfün âhir-i kâr

Kara çul giydürür kabâ yerine

Yüzüme bakmadan geçüp gitme

Sög begüm bârî merhabâ yerine

Müft mesken sanur cihânı kişi

Nakd-ı ömrin virür kirâ yerine

Sadettin Nüzhet Ergün, Türk Şairlerinde, beş şiirini yayımlamıştır.

Abdî Çelebi’nin önemli özelliklerinden biri onun güzellere olan düşkünlüğüdür. Bu konuda tezkirelerde onunla ilgili bazı hikâyeler anlatılmaktadır ki ölümünün de Lâmii ile aralarında Tatar Memi adındaki bir güzelle ilgili olarak cereyan eden bir hadisenin neticesinde hicivleşme ve bunun sonundaki beddua ile ilgili olduğudur.

Kaynakça

Atlansoy, Kadir (1998) Bursa Şairleri, Bursa Vefeyatnamelerindeki Şairlerin Biyografisi. Bursa. ASA Yayınları. 183-184.

Bursalı Mehmet Tahir (2000). Osmanlı Müellifleri. C. II. hzl. Kurnaz, Cemal-Tatçı, Mustafa. Ankara: Bizim Büro Yayınları. 306.

Canım, Rıdvan (2000). Tezkiretü'ş-Şuara ve Tabsıratü'n-Nüzemâ. AKM Yay. Ankara. 384-385.

Ergun, S. Nüzhet (1945). Türk Şairleri. C. I. 178-179.

İsen, Mustafa (1994). Künhü’l-Ahbar’ın Tezkire Kısmı. AKM Yay. Ankara. 242-243.

Kayabaşı, Bekir (1996). Kafzade Faizî'nin Zübdetü’l-Eşârı. Doktora Tezi. İnönü Üniversitesi. Malatya. 388.

Kılıç, Filiz (1994). Meşâirü'ş-Şuara, İnceleme-Tenkitli Metin. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Doktora Tezi. Ankara. 569-572.

Riyâzî. Riyazü'ş-Şuarâ. Milli Kütüphane 06 Mil Yz A 8807. 81a.

Sungurhan, Aysun. Kınalızâde Hasan Çelebi-Tezkiretü’ş-Şuarâ. ekitap.kulturturizm.gov.tr. 33-36.

(http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10739,tsmetinbpdf.pdf?0)

Sungurhan, Aysun. Beyanî-Tezkiretü’ş-Şuarâ. ekitap.kulturturizm.gov.tr. 114-116.

(http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-215418/h/metin.pdf)

Tuman, Nail (2001). “Abdî”. Tuhfe-i Nâilî. C. II. hzl. Kurnaz, Cemal-Tatçı, Mustafa. Ankara: Bizim Büro Yayınları. 640.

DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL TUĞLUK
Madde Yazım Tarihi: 06.01.2014
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


 

1 Yaş döküp âh eyleyüp ol mâhı cüst ü cûdayın

 Hidmetüm eksük degül gâh oddayın geh sudayın

2 Ol perî aşkında bir mahrem bulunmadı bana

 Kendü kendümle delüler gibi güft ü gûdayın

3 Aslı vardur bana dirlerse neheng-i Nîl-i aşk

 Kim batup gözüm yaşına gice gündüz sudayın

4 Âlemin gördüm ziyâna degmez imiş assısı

 Çekdüm el sûd u ziyandan fâriğ u âsûdeyin

Ergun, Sadeddin Nüzhet (tarihsiz). Türk Şairleri. C. I. 179.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.