LÂMEKÂNÎ, Hüseyin

(d.?/?-ö.1625 /1625)

tekke şairi

 

16.yy. sonu ile 17.yy'ın ilk yarısında yaşamış olan Lâmekânî'nin asıl ismi Hüseyin'dir. Doğum tarihi bilinmeyen şairin doğum yeri konusunda da kaynaklar farklı bilgiler verir. Çağdaşları Evliyâ Çelebî ve Atâ’î, Lâmekânî’yi Peşte'li; Kâtip Çelebî, Bosnalı; Ayvansarâyî ve Nâil Tuman Horpeşteli olarak gösterirler. Evliyâ Çelebî, Seyâhetnâme'de Lâmekânî ile görüştüğünü ifade ettiğine, çağdaşı Atâ’î de aynı görüşte olduğuna göre Lâmekânî'nin Peşteli olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Bosna ve Peşte Osmanlıcada benzer imlâ ile yazıldığından, müstensih bu iki kelimeyi karıştırmış olabilir.

Kaynaklarda, Lâmekânî'nin ailesi ile ilgili bir bilgi yoktur. Ancak hiç evlenmediği bilinmektedir. Tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'a gelmiş ve burada Davut Paşa semtinde Şâh Sultân Camii'ne yerleşmiştir. Lâmekânî, ömrünün sonuna kadar burada ikamet etmiştir. Müstakimzâde onun Kazzâz (İpekçi) lakabıyla tanın­dığını söyler.

Lâmekânî'nin İstanbul'a ne zaman gel­diği ve Hamza Bâlî'den sonra kutbiyyet makamına geçen Bursalı Hasan Kabâdûz'a ne zaman intisap ettiği bilinme­mektedir. Hasan Kabâdûz'un 1010/1601 yılında vefatının ardından kutub olan İdrîs-i Muhtefî döneminde ona tâbi olmuştur. Lâmekânî, diğer Melâmîlerin aksine dönemin ilim adamları ve devlet erkânı ile iyi ilişkiler kurmuştur. Bu özelliği ile de taktir toplamıştır.

Lâmekânî Hüseyin Efendi, 21 Rebîülevvel 1625/21 Haziran 1625 tarihinde pazar günü vefat etmiştir. Kabri Cerrah Paşa Tıp Fakültesi alanı içinde, Şâh Sultân Camii haziresindedir. Mezar taşının üzerinde yeni harflerle sonradan yazılmış olan; “Hüseyin Lâmekânî ö:1625 “ ibaresi bulunmaktadır.

İyi bir medrese eğitimi alan Lâmekânî'nin mürşidi, Pîr Hasan Kabâdûz'dur. Lâmekânî, devrinde sevilip sayılmış bir şeyhtir. Devletin yüksek kademesindeki insanlardan, halktan ve okumuş insanlardan birçok müridi olmuştur. Bunlar içerisinde en meşhuru, Oğlan Şeyh İbrahim Efendi’dir. İbrahim Efendi, Vahdetnâme adlı Müfîd ü Muhtasar'da Lâmekânî'yi "merd-i ma'nâ" sıfatıyla nitelemiştir. Diğer müridleri; İran serdârı Ferhât Paşa (ö. M. 1595), Hüsâmî (ö. M. 1648), Hâdî (ö. ? ), Ahmed Rûmî (ö. ? ), Va‘dî (ö. ? ), Hakîkî Bey (ö. ? )'dir. Bazı kaynaklarda Eyüp’te Şâh Sultân Camisi'nde Hüseyin Lâmekânî tarafından kurulan Bayramî-Melâmî tekkesinin varlığından söz edilse de İstanbul’daki tekkeleri anlatan kaynaklarda bu camideki tekkede şeyhlik yapan zatlar arasında Lâmekânî’nin ismi zikredilmemektedir. Sicill-i Osmânî’de Lâmekânî’nin vefâtından sonra yerine Bostan Efendi’nin geçtiği belirtilir.

Lâmekânî'nin kaleme aldığı eserler şunlardır:

1. Dîvân: Lâmekânî Divânı, nazım şekilleri ve hacim itibariyle mürettep bir divân özelliği taşımamaktadır. Kasîde nazım şekli ile yazılmış bir şiirin olmadığı Divan'da; 67 gazel, 7 mesnevi, 3 müseddes-i mütekerrir, 2 murabbâ-yı mütekerrir, 1 murabbâ-yı müzdevic, 1 muaşşer-i müzdevic, 8 rubai, 1 kıt'a, 3 müfred bulunmaktadır. Lâmekânî, şiirlerinde hece vezni kullanmamıştır. (Tuğluk 2001)

2. Vahdetnâme: Lâmekânî bu eserinde vahdet-i vücûdu ve Allah’ın âlemi yaratma hadisesini anlatır, ayrıca İnsân-ı Kâmil üzerinde durur. Eser yayımlanmıştır. (Kemikli 1997)

3. Mektupları

a. Belgradlı Münîrî Efendi’ye Mektup: Belgradlı Münîrî Efendi’nin raks ve semâ ile ilgili itirazlarına verilen cevapları içerir. Mektubun bir bölümü Abdülbâkî Gölpınarlı tarafından Melâmîlik ve Melâmiler adlı eserine alınmıştır. (Gölpınarlı 1933)

b. Aşağıhisarlı İbrahim Efendi’ye Mektup: Mektup, insân-ı kâmilin bazı özelliklerini ve tevhîdin mertebelerini anlatır.

c. Ferhat Paşa’ya Mektup: Lâmekânî bu mektupta müridi Ferhat Paşa’ya Hakk’ın menzîlini ve mertebesini bilmek, Hakk’ı sevip O’nun istemediği fiilleri, sözleri, sıfatları ve zatları terk etmek vs. konularda nasihatlerde bulunur.

d. Hüsâmî’ye Mektup: Lâmekânî, Derviş Hüsâmî’ye iki adet mektup göndermiştir. Bunlardan biri Hüsâmî’nin bir hatasının affedildiğine dair bir beraattır.

e. İdrîs Efendi’ye Mektup: Mektup Derviş İdrîs Efendi’ye muhabbetullâh konusunda verilen nasihatları içerir.

f. Bosnalı Kurşuncı-zâde’ye Mektup: Lâmekânî’nin Bosna’ya gönderdiği, dinî-tasavvufî içerikli bir mektuptur. Mektubun sonunda Lâmekânî, mektubun bir defa okunup atılmamasını, âyet ve hadislerin mânâları olduğu için sürekli mütâlaa edilmesini ister.

g. Mektup: Tasavvufi içerikli bir mektuptur.

4. Küllü Şey’in Yerci‘ü ilâ Aslıhî: Eserde aslın fer‘i cezbi ve fer‘in asla müncezib olması, kesret-vahdet, zamânın hakîkatı, mülk ve melekût kavramları hakkında kısaca bilgi verilir.

5. Esrârnâme Tercümesi: Kaynaklarda Lâmekânî’nin Esrârnâme tercümesi olan eseri İnsân-ı Kâmil adıyla zikredilmektedir. Süleymâniye ve Cambridge nüshalarında eserin adı ile ilgili bir kayıt yoktur. Sadece Milli Kütüphâne nüshasının başında “İntihâb-ı Esrârnâme li şeyh ‘Attâr (k.s.) Lâmekânî intihâp itmiştür” ibaresi yer almaktadır. Lâmekânî’nin tercümesi ise 535 beyitten oluşmaktadır. Attâr, Esrârnâme’yi Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün vezniyle kaleme almıştır. Lâmekânî de Esrârnâme’yi aynı vezinle tercüme etmiştir. Esrârnâme tercümesinin Türk ve dünya kütüphanelerinde tespit edebilebilen üç nüshası vardır: (Tuğluk 2008)

6. Risâle-i Etvâr-ı Seb‘a: Tasavvufi içerikli bir risaledir.

7. Risâle-i Tevhîd: Bu eser Arapça’dır. Eserde tevhîd konusu işlenir.

Hüseyin Efendi, şiirlerinde genellikle Lâmekânî mahlasını kullanır. Ayrıca Lâmekânî-Hüsâmî, Lâmekân-Hüsâm, Hüsâm, Lâmekân-Lâzemânî mahlaslarını da şiirlerinde birlikte kullanır. Şair, şiirlerinde Hüseyin ismini de mahlasıyla beraber kullanmıştır. Şair, hepsi de mesnevî nazım şekliyle yazılmış beş şiirde mahlas kullanmamıştır.

Tasavvuf edebiyatı içinde değerlendirildiğinde Lâmekânî’nin sade bir dil kullandığı söylenemez. Tamamen Türkçe kelimelerden meydana gelen beyitlerin yanında, tamamen yabancı kelimelerden kurulmuş beyitler de yazmıştır. Aynı kelimenin hem Türkçe hem de Arapçasını kullanmıştır. Allah'ın birçok isminin yanında Tanrı ve Çalap isimlerini de kullanır. Lâmekânî, üç Farsça şiir de yazmıştır. Arapça yazılmış Risâle-i Tevhîd adında bir eseri vardır. Lâmekânî’nin, nesirleri şiirlerine göre daha ağır bir dille yazılmıştır.

Lâmekânî şiirlerinin tamamında vahdet-i vücûd anlayışını, pîre olan bağlılığın önemini anlatır. Bu konuları işlerken ehl-i sünnet düşüncesinin dışına çıkmaz. Dört halifeye olan bağlılığı aynı derecededir. Lâmekanî, bir şiirinde ise toplumsal konuları ele alır. Toplumda meydana gelen bozulmaları; özellikle ailede ortadan kalkan saygı ve sevgiyi, ilim erbabına verilen değerin azalmasını anlattığı şiir, Lâmekâni’nin yazdığı şiirlerden, hatta eserlerden farklı olmasıyla dikkati çeker.

Kaynakça

Akbulut, Şinasi (1981).“İstanbul Tekkeleri Silsile-i Meşâyih”. İslâm Medeniyeti Mecmuası. İstanbul: 5/2. 51-99.

Algar, Hamit (1997). “The Hamzaviyei a Deviant Movement in Bosnian Sufizizm”. Islamic Studies: 36. 243-261.

Altınok, Baki Yaşar (1995). Hacı Bayramı Velî Bayramîlik ve Melâmîler ve Melâmîlik. Ankara: Akçağ Yay.

Özcan, Abdülkadir (1989). Nev’ îzâde Atâî, Hadâiku’l-Hakaik fî Tekmileti’ş-Şakaik (önsöz ve indeks ile tıpkıbasım). İstanbul: Çağrı Yay. 64. 760.

Anıl, M. Ali (1939). Bosna ve Hersek Müslümanlarının Türk Edebiyatı Tarihindeki Mevkii. Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Ayni, M. Ali (1986). Hacı Bayramı Velî. İstanbul: Akabe Yay.

Bayraktar, Nail (1989). İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı Kütüphânesi ve Müzeler Müdürlüğü Osman Ergin Yazma Kitapları Listesi. İstanbul: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü.

Bursalı Mehmet Tahir. (2000). Osmanlı Müellifleri. C. I. hzl. Kurnaz, Cemal-Tatçı, Mustafa. Ankara: Bizim Büro Yay. 191-192.

Cerrahoğlu, A. Rahman (1984). Dünkü ve Bugünkü Melâmîler. İstanbul: Bayram Yay.

Demir, A. Haki vd. (1991). Fâtih Camileri ve Diğer Tarihî Eserleri. İstanbul. Türkiye Diyanet Vakfı Yay.

Evliyâ Çelebî (1314). Seyâhatnâme. C. I. Neşreden: Ahmed Cevdet. İkdam Matbaası. 380.

Gölpınarlı, Abdülbâkî (1931). Melâmîlik ve Melamiler. İstanbul: Pan Yay.. 80-84, 209-210.

Gölpınarlı, Abdülbâkî(1933). Kaygusuz Vizeli Alâaddin. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Gölpınarlı, Abdülbâkî (1961). Yunus Emre ve Tasavvuf. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Gölpınarlı, Abdülbâkî (1972). Türk Tasavvuf Şiiri Antolojisi, İstanbul: Milliyet Yay.

Gölpınarlı, Abdülbâkî (1975). Türk Ansiklopedisi. C. 22, Ankara: MEB Yay.

Gölpınarlı, Abdülbâkî (1971).Bayramiye”, İslam Ansiklopedisi. C. 3. İstanbul: MEB Yay.

Handzic, Mehmed (1942). “Hüsejn Lâmekânî”. Kalendar Narodna Uzdanica. Sarajevo. 148-161.

Haskan, Mehmet Nermi (1984). Eyüp Sultân Tarihi. İstanbul: Eyüp Sultan Belediyesi.

İlic, Slobodan (1987). “Jedan Persijkhi Gazel Husein Lâmekânîja”. Anali GHB. 93-95.

İlic, Slobodan (1999). Huseyin Lamekani. Ein osmanischer Dichter und Mystiker und sein literarisches Werk , Harrassowitz Verlag , Wiesbaden 1999.

İnan, Yusuf Ziya(1976). İslâm’da Melamîliğin Tarihî Gelişimi. İstanbul: Bayramaşık Yay.

Karatay, Fehmi Ethem (1961).Topkapı Sarayı Müzesi Kitaplığı Türkçe Yazmalar Kataloğu. 1-2. İstanbul: Topkapı Sarayı Müzesi Yay.

Kemikli, Bilal (1997). “Hüseyin Lâmekânî’nin İnsân-ı Kâmil Görüşü: Risâle-i Vahdet-nâme”. Kubbealtı Mecmuası. İstanbul: XXVI / 3, 30-36. Temmuz.

Kemikli, Bilal (2003). Olanlar Şeyhi İbrahim, Müfîd ü Muhtasar. İstanbul. 15

Kocatürk, Vasfi Mahir (1968). Tekke Şiiri Antolojisi (Türk Edebiyatı’nda Dinî ve Tasavvufî Şiirler). Ankara: Edebiyat Yay.

Kurnaz, Cemal-Tatçı, Mustafa (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nailî. Ankara: Bizim Büro Yay. 874.

Mehmed Süreyya (1996). Sicill-i Osmânî. hzl. Akbayar, Nuri- Kahraman, Seyit Ali C. 3. İstanbul: Tarih Vakfı Yay. 712.

Müstakim-zâde Sa‘deddin. Mecelletü’n-nisâb fi’n-niseb ve’l-Künâ ve’l-Elkâb. Süleymâniye Ktp. (Hâlet Efendi). nu. 628. 376a.

Nametak, Fehim (1997). Dluanska knjizevnost muslimana BiH na orijen-alnimjezicima. Sarajevo. 148-161.

Özdamarlı, Mustafa (1994). Der-Saadet Dergâhları. İstanbul: Kırk Kandil Yay

Sertoğlu, Mithat (1941). Divan Edebiyatı’nda Bosnalı Şairler. İstanbul. İstanbul Üniversitesi (Yayınlanmamış Lisans Tezi)

Şabanoviç, Hazım (1973). Knijzevnost Muslimana BİH na Orijentalnim. Jezicima.

Tuğluk, İbrahim Halil (2001) Lâmekânî Şeyh Hüseyin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Divanı’nın Tenkitli Metni. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara.

Tuğluk, İbrahim Halil (2008). Lâmekânî Hüseyin’in Esrârnâme Tercümesi. Turkish Studies, Türkoloji Araştırmaları. Volume 3/4, Summer. s. 818-865.

DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL TUĞLUK
Madde Yazım Tarihi: 01.01.2014
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


Gazel

Mef'ûlü Mefâ'îlü Mefâ'îlü Fe'ûlün

Pâk eyle gönül çeşmesini tâ turulınca

Dik tut gözüni gönlüne gönlün göz olınca

 

Efkârı ko dil testisin ol çeşmeye tuttur

Ol âb-ı safâ-bahş ile bu desti tolınca

 

Çün Hak seni derbân-ı der-i hânesin itdi

Tur kapuda gayrı koma tâ anı bulınca

 

Şimdi koma kim sonra çıkarması güc olur

Şeytân çerisi hâne-i kalbe koyılınca

 

Vir ‘âşık evin sâhibine çık aradan sen

Bî-şek gelür ıssı evine sen savılınca

 

Çekdüm bu cihân içre hezâr mihnet u zahmet

Ol Pîr-i Hudâ mürşid-i kâmili bulınca

 

Ey Lâ-mekânum ben seni hoş çok aradum çok

Cânumda mukîm oldugunı tâ duyılınca (Tuğluk 2001: 207)

 

 

Gazel

Fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün

Bu ne gavgâdur 'aceb devr-i kamerde görürem

Cümle âfâkı tolu fitne vü şerde görürem

 

Kızlarun ceng ü cidâl eylemedür mâder ile

Her zamân ogulların kasd-ı pederde görürem

 

Rahmi yokdur na'ceb kardaşınun kardaşına

Oğlına şefkat-i tâmmı ne pederde görürem

 

Eblehânun şerbeti müşk ü gül-âb ü sükker

Cümle dânâ azugın hûn-ı cigerde görürem

 

'Arab atlar semer altında za'îf ü mecrûh

Tavk-ı zerrîni kamu gerden-i hârda görürem

 

Rişte-i peşşe-i gerdûn-ı kazâ ile kader

Gerden-i cümle-i erbâb-ı hünerde görürem

 

Lâ-mekânun pendini dinle ahi bil özün

(Ben) bu pendün kıymetin dürr ü güherde görürem

 

Tuğluk, İbrahim Halil (2001). Lâmekânî Şeyh Hüseyin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Divanı’nın Tenkitli Metni. Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniv. Ankara. s. 196.

 

 

 

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.