MEYLÎ, Bayram-zâde Zekeriyya Efendi

(d.920/1514-ö.1001/1592)

divan şairi

 

Ankara’da 920 /1514’te Ankaralı Bayram Efendi’nin oğlu olarak dünyaya gelen Zekeriyya Efendi, Osmanlı Devleti’nin 21. Şeyhülislamıdır. İlk tahsilini kardeşi Yakûb Efendi’den aldıktan sonra İstanbul’a gelen Zekeriyya Efendi, Arapzâde Abdulbâkî ve Ma’lûl Emir Efendilerden dersler aldı. 950/ 1544’te hocası Emir Efendi ile beraber Mısır’a giden Zekeriyya Efendi, burada Şeyh Ali Makdesî’nin derslerine katıldı. Dönüşünde önce 20 akçe ile Bursa Hamzabey Medresesi’ne müderris olarak atandı. Karaçelebizâde’nin tavsiyesiyle, 961 / 1554’te Kanûni Sultan Süleyman’ın İran seferine padişahın yakını olarak katıldı. Sonra sırayla, 30 akçeyle Halep’te Cüneyt Bey Medresesi'ne, sonra 40 akçe ile Bursa Kaplıca medresesine atandı. 20 Cumaziyelevvel 973 / 13 Aralık 1565 Perşembe günü Şeyh Vefa Camii’nde devrinin alimlerinden Hamid ve Perviz Efendiler önünde, Hidâye adlı Fıkıh kitabının “Kitabü’l-Cinâyât” ından bahisler okuyarak ilim âleminde tanındı. Bu başarı kendisinin, 975 / 1567’de Edirne Üç şerefeli Cami Medresesi'ne, 977 / 1569’da Bostanzâde Mehmed Efendi yerine Sahn-ı Semaniye Medresesi'ne, atanmasını sağladı. 980 / 1572’de Bahâeddinzâde yerine Sultan I. Selîm Dâru’l-İfadesin’de makam tutup, 980 / 1572’de Sultan Selim Camii müderrisliğine getirildi. Ardından kadılık mesleğine intisap eden Zekeriyya Efendi,  981 / 1573’te Halep kadılığına, 985 / 1577’de Bursa,  988 / 1580’de de İstanbul kadılıklarına atandı. 989 / 1581’de Anadolu Kazaskerliği’ne yükseldi,  991 /  1583’te emekli olduktan sonra 994 / 1586’da hacca gitti. Hac dönüşünde, 997 / 1589 yılında, Bostanzade Mehmed Efendi yerine Rumeli kazaskerliğine tayin edildi. 998 /1590’da emekliye ayrıldı, 999 /1591’de ikinci defa Rumeli kazaskerliğine atandı. 1000/ 1592’de Bostanzâde Mehmed Efendi'nin yerine şeyhülislamlığa tayin edildi. Bir yıl iki ayı aşkın bir süre bu vazifeyi yürüttükten sonra, 12 Şevval 1001 Pazar / 12 Temmuz 1593’te, III. Murat’ın Nevruz Bayramını tebrik merasiminde ansızın vefat etti ve Sultan Selim Camii civarında yaptırdığı Dârülhadis yakınına defnedildi. Cenâbî, ölümüne şu mısraıı tarih olarak düşürdü:

Füc’eten Zekeriyyâ Efendi geçdi hemân (1001)

Zekeriyya Efendi’nin Mehmed Efendi, Yahyâ Efendi, Lutfullâh Efendi ve Rukiye Hanım adında dört çocuğu vardır.

Zekeriyya Efendi, vakıf müessesesine de önemli katkılarda bulunmuştur.

Zekeriyya Efendi’nin, telif ve haşiye birçok eseri vardır:

1.Divan: Devhatü’l-Meşâyih’te Meylî’nin Divanı olduğu belirtilmiştir. Kaynaklarda İstanbul Üniversitesi TY 3552’de kayıtlı nüshanın Meylî Divanı olduğu belirtilmişse de bunun Meylî Divanı olmadığı anlaşılmıştır (Bilkan, 2006).

2.Şerh-i Hidâye: El-Hidâye, el-Merginâni`nin yine kendi yazdığı "Bidâyetü`1-Mübtedî" adlı kitabın şerhidir. Kitâbü’l-Vükelâ’dan kitabın sonuna kadar İbn-i Hemmâm’a zeyl olarak yazılmıştır.

3.Hâşiye-i Sadrü’ş-Şerîa, Tefsîr-i Fâtiha, Ta’likât ‘alâ Şerh-i Miftah, Hâşiye ‘alâ Şerh-i Mevâkıf, Hâşiye ‘ale’d-Dürer, Talikât ‘ale’l- Beyzâvî’den Arafa hâşiyesi gibi eserleri de olan Meylî, ayrıca tetkik ettiği Keşşâf, Telvîh, Mevâkıf ve Hâşiye-i Tecrid gibi kitaplara notlar düşmüştür.

İyi bir âlim ve kuvvetli bir hafızaya sahip olan Zekeriyya Efendi, aynı zamanda iyi bir şairdi. Kınalızade Hasan Çelebi, Arapça, Farsça ve Türkçe şiirleri olduğunu söyler. Özellikle şiir fennideki başarısı ve bakir manalar bulmaktaki ustalığına dikkat çeker. Şair, Meylî mahlasıyla şiirler kaleme almıştır. Divan şiirinin gazel vadisindeki en kudretli şairlerinden ve Osmanlı Devletinin yirmi yedinci Şeyhülislamı olan Yahya Efendi (d. 960 / 1552) nin ilk tahsilini babasından görmüş olması ilmin yanında sanat ve edebiyat kültürü ile iç içe yaşayan bir aile olmasını göstermesi açısından önemlidir.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Altınsu, Abdülkadir (1972). Osmanlı Şeyhülislâmları. Ankara.

Arıkan, Zeki (1988). “Şeyhülislam Zekeriyya Efendi’nin İstanbul Sayımı (985/1577-1578)”. İstanbul Üniversitesi Tarih Araştırma Merkezi Tarih Boyunca İstanbul Semineri 29 Mayıs-1 Haziran 1988 Bildiriler.

Bilkan Ali Fuat, Yusuf Çetindağ (2006). Şeyülislâm Şairler. Ankara. Hece Yay.

Ilmiyye Salnâmesi. nşr. Veli Ertan. İstanbul: Matba-i Âmire.

Katip Çelebi. Fezleke. C. 1.

Kayabaşı, Bekir (1996). Kafzâde Faizî'nin Zübdetü’l-Eşârı. Doktora Tezi. İnönü Üniversitesi. Malatya. 511.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Müstakimzâde Süleyman Efendi. Devhatu’l-Meşâyih. İstanbul.

Özcan, Abdülkadir (1989). Nev’ îzâde Atâî, Hadâiku’l-Hakaik fî Tekmileti’ş-Şakaik (önsöz ve indeks ile tıpkıbasım). İstanbul: Çağrı Yay.

Özsoy, Ülkü (1998). “Şeyhülislam Zekeriyya Efendi ve Yahya Efendi Vakfiyeleri Üzerine”. Journal of Turkish Studies XXII (Hasibe Mazıoğlu Armağanı II): 159-169.

Riyâzî. Riyazü'ş-Şuarâ. 06 Hk 1275. 103a-103b.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Şemseddîn Sâmî (1314). Kâmûsu’l-A’lâm. İstanbul: Mihrân Matbaası.

Tatçı, Mustafa (hzl.) (2003). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri I-II-III. Ankara: Bizim Büro Yay.

Yediyıldız, M. Asım (2003). “Bayramzâde Zekeriyya Efendi’nin (1514-93) Vakfı”. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 12 (1): 153-166.

Zavotçu, Gencay (2009). Rıza Tezkiresi (İnceleme-Metin). İstanbul. Sahhaflar Kitap Sarayı Yay.

 

 

 

DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL TUĞLUK
Madde Yazım Tarihi: 07.12.2013
Güncelleme Tarihi:

Eserlerinden Örnekler


Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’ilün Mefâ’îlün

 

Çemende bir dem ey bülbül hezâr efsâne söylersin

Gülün girmez kulağına niçün yabana söylersin

 

Açarsın zâhid-i sâlûsa âşık dildeki râzın

Niçün sırr-ı nihân-ı ‘aşkı ol nâdâna söylersin

 

N’ola Ken’ân-ı mihnetde düşersen çâh-ı harmâna

Varırsın Yûsuf-âsâ vâkı’ın ihvâna söylersin

 

Ricâ-yı vasl idüp yalvarımazsan câm-ı la’lün çek

Ayıkla söylemezsen yâre sen mestâne söylersin

 

Didüm kim leblerün vasfında bir rengîn gazel dedüm

Didi hiç bilmezem ey Meylî-i şeydâ ne söylersin

Bilkan Ali Fuat ve Yusuf Çetindağ (2006). Şeyülislâm Şairler. Ankara. Hece Yay. 74.

 

Resim ve Minyatür Bulunmamaktadır.

Bestelenmiş Eser Bulunmamaktadır.

Seslendirilmiş Eser Bulunmamaktadır.