Konu

İnsanlıkla yaşıt bir bilim dalı olan biyografi, toplumların sosyal ve kültürel gelişmişliğinin de önemli göstergelerinden biridir. Bu anlamda dünyanın en zengin biyografi geleneği, İslam medeniyetine ve dolayısıyla onun önemli bir parçası olan Türk toplumuna aittir. Özellikle Osmanlı Dönemi, başta şair biyografileri olmak üzere, bilginler, devlet adamları, hattatlar ve musikişinaslardan çiçek yetiştiricilerine kadar her konuda, pek az topluma nasip olacak zenginlikte bir biyografi geleneğine sahiptir.

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Projesi, başlangıçtan 20. yüzyıla gelinceye kadar Türk edebiyatına ait şair ve yazarların biyografilerini modern biyografi anlayışına göre ele alacak bir çalışmadır. Proje, Genel Ağ ortamında bütün dünyanın hizmetine sunulmuştur. Yazılan maddeler belirli aralıklarla yeni araştırmalar ışığında güncellenecektir.

Kapsam

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Projesi, başlangıçtan 20. yüzyıla kadarki divan, âşık ve tekke edebiyatı geleneğini kapsamaktadır. Tanzimat sonrası modern Türk edebiyatı ise ayrıca ele alınmayı gerektirmektedir. Proje, esas itibariyle Anadolu'da Selçuklularla başlayıp Osmanlılarla devam eden edebî birikimi vermeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, Eski Uygur, Karahanlı, Harezm-Kıpçak, Çağatay ve Azerî sahasına mensup isimler de projeye dâhil edilmiştir.

Projeye girecek isimlerin belirlenmesinde, dil esas alınmış, eserlerini Arapça ve Farsça olarak kaleme alan temsilciler, Mevlânâ gibi Türk edebiyatını derinden etkileyen birkaç isim dışında, alınmamıştır. Madde başlarının belirlenmesinde edebî eser sahibi olma kriteri aranarak, edebiyatla yakından ilgili tezkire ve biyografi türünde eser veren yazarlar da sözlüğe dâhil edilmiş, tarih yazarları ise kapsam dışı tutulmuştur.

Konuyla İlgili Çalışmalar

İslam medeniyetinin en zengin alanı olan tarih yazıcılığı ve bunun bir alt dalı olan biyografi yazıcılığı Arap edebiyatında doğmuş ve buradan önce Fars daha sonra da Türk edebiyatına geçmiştir. 16. yüzyıldan itibaren Türkçe olarak eser vermeye başlayan  bu gelenek,  hayatın her safhasıyla ilgili başarılı örnekler vererek 20. yüzyıla kadar gelmiştir.

Bunlar içinde sadece şairlerle ilgili tezkirelerin sayısı otuzun üzerindedir. 1538 yılında Sehî ile başlayan şair tezkireleri geleneği, zeyl anlayışı çerçevesinde arada boşluk bırakmadan aşağı yukarı aynı bakış açısı ile 1950’li yıllara kadar ürünler vermiştir.  Divan edebiyatıyla ilgili bu çalışmalara karşılık,  âşık ve tekke edebiyatını temsil eden isimlere yönelik yapılmış bu yönde bir çalışma bulunmamaktadır.  Tezkirecilik geleneğinin âşık edebiyatındaki benzeri veya paraleli olarak tanımlayabileceğimiz şairnameler ise birçok âşığın unutulmasını önleyen  biyografik verileri günümüze kadar ulaştırmıştır. 19. yüzyılda başlayan ve giderek ivme kazanan folklor çalışmaları ve başta Fuad Köprülü olmak üzere bu sahaya eğilen bilim insanlarının araştırmaları,  birçok halk şairinin sözlü gelenekte yaşayan şiir ve biyografilerinin   günümüze kadar  ulaşmasını sağlamıştır.
J. Von Hammer’den başlayarak 19.yüzyıldan itibaren tezkirelerin şair kadrosunu bir araya getirme gayretleri olduğu bilinmektedir. Bunların en kapsamlısı,  son Osmanlı şairler tezkiresi olarak değerlendirilebilecek Mehmet Nail Tuman’ın hazırladığı Tuhfe-i Nâ’ilîdir (Millî Kütüphane. Yz. B.61; Tuhfe-i Nâilî: Divân Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. hzl. C. Kurnaz ve M.Tatçı. Ankara: Bizim Büro Yay. 2001). Nail Tuman, eserini hazırlarken 75 eserden yararlandığını bildirmiş, her biyografiden sonra ilgili eserleri cilt ve sayfa numarasıyla anmıştır. Yararlandığı kaynakların başında şair tezkireleri gelmektedir. Tuman, şair tezkirelerine girmeyen fakat kütüphanelerde divanlarını veya şiirlerini gördüğü şairlerin biyografilerini de eserine almıştır.
 
Halûk İpekten, Mustafa İsen vd. tarafından hazırlanan Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü (Ankara  1998) adlı  çalışma, tezkirelerde yer alan şair zenginliğini ortaya koymaya yönelik bir sözlük çalışmasıdır. Söz konusu eserde tezkirelere giren şair sayısı 3180 olarak belirlenmiştir.
19. asrın sonunda yazılmaya başlanan ansiklopedik nitelikli eserlerde  de, değişik mesleklerden kişilerin yanında   şair ve yazarlara ait  kısa, yüzeysel biyografilere yer verilmiştir. Şemseddin Sâmî, Mehmed Süreyya ve Bursalı Mehmed Tahir’in eserleri gibi… Modern anlamdaki ansiklopedilerden, Encyclopaedia of Islam (Leiden 1908-1938), İslâm Ansiklopedisi (İstanbul 1940-1948), Türk Ansiklopedisi (Ankara 1943-1986), Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (İstanbul 1988-  ), Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (İstanbul 1977-1990), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi (İstanbul 1999), Türk Dünyası Edebiyatçılar Ansiklopedisi (Ankara 2000-2007) gibi çalışmalarda, önde gelen  şair ve yazarlarla ilgili kapsamlı biyografiler bulmak mümkündür. Bunlardan Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı tarafından yayımlanan Türk Dünyası Edebiyatçılar Ansiklopedisi, Anadolu sahasının dışındaki Türk topluluklarına mensup edebiyatçıları da kapsaması açısından diğerlerinden farklı bir yere sahiptir.
Ozan-baksı, âşık ve tekke edebiyatıyla ilgili kaynaklar ise  sözlü gelenekten farklı zamanlarda çeşitli nedenlerle yazıya aktarılan veya folklor çalışmalarının başladığı dönemlerde derlenen bilgilere dayanmaktadır.  Bu sebeple sözlü gelenek içerisinde gelişen âşık ve tekke edebiyatı için kaynaklardan ilki,  diğer âşıkların ve tekke şairlerinin  şiirlerinin hafızaya alınmasını  içeren sözlü kaynaklar;  ikincisi,  okuryazar âşıkların, tekke şairlerinin  veya  başka meraklıların,  âşıkların ve tekke şairlerinin şiirlerini kaydettikleri cönk ve  mecmualar ile  az sayıda âşık ve tekke şairi tarafından yazılan divanlar veya şiirlerini topladıkları defterlerdir.   Âşık ve tekke edebiyatı  üzerine çalışan araştırmacıların,  bu alanla ilgili bilgileri ve eserlerini büyük ölçüde cönk ve mecmualardan derledikleri bilinmektedir. Ancak projede, cönk, mecmua, divan ve şiir defteri gibi yazmaların  büyük bir kısmının yazı çevriminin yapılmaması sebebiyle, sadece  üzerinde çalışılmış cönklerden yararlanılacaktır. “Ozan-baksı” edebiyat geleneğinin  ilk örneklerinin ve isimlerinin (Çuçu, Aprınçur Tigin, Kül Tarkan vb.) bulunabileceği Dîvânü Lügati’t-Türk ve Reşit Rahmeti Arat’ın Eski Türk Şiiri (Ankara 1965) ve Talat Tekin’in XI. Yüzyıl Türk Şiiri (Ankara 1989) gibi kaynaklar  da şair kadrosunun ilk örnekleri konusunda yol gösterici olacaktır.
Âşıkların hayat hikâyelerine ışık tutan bir diğer önemli kaynak ise “şairname”   olarak adlandırılan manzumelerdir. Bu şiirlerde, âşıkların kendi devirlerinde veya  önceki dönemlerde yaşamış âşıkların adları, sanatları, memleketleri, yaşadıkları dönem, meslekleri, bağlı oldukları tarikat ve zümreleri hakkında  bilgiler verdikleri görülmektedir. Divan edebiyatındaki şuara tezkirelerini andıran şairnameler,  destan biçiminde yazılmaları, bir plan dâhilinde, kronoloji ve alfabe düzenine göre hazırlanmamaları ve tarihî gerçeklerin yanında sözlü kültürün bir yansıması olarak rivayetlere de yer vermesi gibi özellikleriyle tezkirelerden ayrılırlar.  Buna rağmen,  âşık edebiyatının şair kadrosunu çıkarmak açısından oldukça önemli kaynaklar arasındadırlar. Şairnameler konusunda ilk yayınlar olarak  şu çalışmalar gösterilebilir: S. N. Ergun, Âşık Ömer-Hayatı ve Şiirleri (İstanbul 1936);    Şükrü Elçin,  “Şâirnâmeler ve Sun’î’nin Şâirnâmesi” (Halk Edebiyatı Araştırmaları, 1977, Ankara: KB. MİFAD Yay. 282-289); Ş. Elçin,  “Hızrî’nin Şâirnâmesi” (Halk Edebiyatı Araştırmaları, 1988, Ankara: KB. Yay. I/231-249); Cahit Öztelli, “Sivaslı Ozanlar Cöngü”  (Sivas Folkloru, 1975,   3 (32): 3-4; E.C. Güney-Ç.E. Güney, Âşık Ruhsatî-Hayatı ve Şiirleri (İstanbul 1963); E.C. Güney-Ç.E. Güney, Âşık Meslekî-Hayatı ve Şiirleri (İstanbul 1953); Ş. Elçin, “Gubârî’nin Şairnâmesi” (Türk Folkloru, 1981, 3 (28):10-12); H. İvgin-Ö. Kaya, “Vasf-ı Huda’i Resul ve Cem-i Şuarâ-yı Gubarî” (Folklor ve Etnografya Araştırmaları Yıllığı, 1984, 175-185); M. Sabri Koz, “XVII. Yüzyıl Şairlerinden Yazıcı Üstüne” (Sivas Folkloru, 1978, 6 (70):15-17); S. Nüzhet Ergun, Bektâşi- Kızılbaş Alevî ve Nefesleri C.III, (İstanbul: Maarif Kütüphanesi, 1956); S. Nüzhet Ergun, Âşık Ömer Hayatı ve Şiirleri (İstanbul: Semih Lütfi Matbaası, 1936).

Amaç

Yukarıda söz konusu edilen  çalışmaların, Türk edebiyatının edebî ve estetik gücünü bütünlüklü bir bakışla ortaya koyduğunu söylemek güçtür.  Özellikle edebiyat şubeleri ve tarzları arasında var olan estetiğe, üretim biçimlerine veya edebî muhitlere dair farkların yorumlanmasındaki kimi aşırılıklar, bu bütünlüğün kavranmasına engel olmuştur. Günümüz dünyasının her alanda olduğu gibi sanat anlayışı ve sanat eseri üretim ve tüketimindeki hızlı ve köklü değişim, hangi türde ve tarzda olursa olsun edebî eser üretimini, üretilmiş edebî eserlerin korunmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını geçmiş dönemlerden daha anlamlı ve değerli hâle getirmiştir. Bu sebeple özellikle günümüz  uluslararası toplumunda önem kazanan kültürel miras yaklaşımının doğal bir uzantısı olarak edebî miras kavramı da Türkiye’de güçlenmeye başlamış ve ideolojik tercihlerin daha üstünde bir dille zengin Türk kültürünün ortaya koyduğu edebî birikime daha bütünlüklü bir bakış açısıyla yaklaşan eserler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Fakat günümüzde çok etkin bir şekilde dolaşıma giren bilgi, gelişmiş birikimden ziyade işlenmiş örnekleri daha öne çıkarmaktadır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Projesi, böyle  bir ihtiyaçtan yola çıkarak  Türkçenin başlangıçtan  yeni bir edebiyat geleneğinin doğduğu 20. yüzyıla kadarki divan, âşık ve tekke edebiyatına ait şair ve yazarların edebî birikiminin bütününü kapsayacak, bilimsel verilere dayılı bir biyografi sözlüğünü  hazırlamayı, titiz bir inceleme ve editörlük aşamasından sonra da Genel Ağ ortamında dünyanın hizmetine sunmayı amaçlamaktadır.

Süre

01.01.2013’te başlayan proje 31.03.2015’te tamamlanmıştır.  

Biyografik Kaynaklar

Bibliyografik Kaynaklar -  Prof. Dr. İsmail Hakkı AKSOYAK

Konuyla İlgili Yazılar

 Türkçenin Biyografi Kaynakları -  Prof. Dr. Mustafa İSEN  

Proje Ekibi

Proje Yürütücüleri
Prof. Dr. Mustafa İsen (Başkan)
Prof. Dr. Filiz Kılıç
Prof. Dr. İsmail Hakkı Aksoyak
Prof. Dr. M. Öcal Oğuz
Prof. Dr. Mehmet Arslan


Editörler / Araştırmacılar

Âşık ve Tekke Edebiyatı
Başlangıç-16. Yüzyıl:  Prof. Dr. Öcal Oğuz - Dr. Tuba Saltık Özkan
17. Yüzyıl:  Prof. Dr. Metin Ekici - Dr. Selcan Gürçayır Teke
18. Yüzyıl:  Prof. Dr. Ali Berat Alptekin - Hilal Erdoğan
19. Yüzyıl:  Prof. Dr. Ali Yakıcı - Emine Çakır

Divan Edebiyatı
Başlangıç-15. Yüzyıl: Prof. Dr. Fatma Sabiha Kutlar Oğuz - Yard. Doç. Dr. Sibel Üst - Yard. Doç. Dr. Mehmet Gürbüz
16. Yüzyıl: Prof. Dr. Mustafa İsen - Prof. Dr. Filiz Kılıç - Doç. Dr. Tuncay Bülbül - Doç. Dr. Tuba Durmuş
17. Yüzyıl:  Prof. Dr. İsmail Hakkı Aksoyak - Prof. Dr. Atabey Kılıç - Doç. Dr. Ayşe Yıldız
18. Yüzyıl:  Prof. Dr. Osman Horata - Prof. Dr. M. Fatih Köksal
19. Yüzyıl:  Prof. Dr. Mehmet Arslan - Doç. Dr. Mehtap Erdoğan
 

Yazışma-Bilgi İşlem-Mali İşler

Yazışma
Emine Sıdıka Toptaş
teisbilgi@gmail.com

Bilgi İşlem
Kürşat Ersolak
teisteknik@yesevi.edu.tr

Yazılım
Hidayet Tütüncü
teisteknik@yesevi.edu.tr
Tasarım
Şevket Çalışkan
teisteknik@yesevi.edu.tr

Mali İşler
Hüseyin Kocakale
h.kocakale@yesevi.edu.tr

Ödeme

Madde yazarlarına telif ücreti olarak kelime başına 0.15 TL ödenmiştir. Telif hesaplanırken, ana metin esas alınmış, Kaynakça dâhil edilmemiştir. “Eserlerinden Örnekler” kısmındaki şiir ve mensur eser örneklerinin ücreti ise belirlenen rakamın %50’si olarak hesaplanmıştır. Madde yazarlarının telif ücretleri, üç aylık dilimler hâlinde gerçekleşen ve erişime hazır hâle gelen iş ve işlemlere göre Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi TÜRTEP Döner Sermaye İşletmesi Saymanlığınca banka hesaplarına yatırılmıştır. Bunun için madde yazarları sisteme giriş yapıp, ödeme ekranında yer alan telif sözleşmesini imzalayarak posta yoluyla karşı ödemeli olarak göndermişlerdir.

Madde Girişi

Madde girişi yazarlar tarafından doğrudan veritabanı üzerinden yapılmıştır. Bunun için yazarlar önce Proje web sayfasındaki Giriş bölümünden “Yeni Kayıt” kısmına girerek sisteme kayıt olmuşlar ve istenilen bilgileri doldurmuşlardır.

Daha sonra kendilerine verilen maddeleri, yazım kurallarına uygun olarak hazırlayarak, Giriş bölümündeki Sisteme Giriş kısmından mail adresi ve belirledikleri şifre ile metin girişi yapmışlardır. Metin, doğrudan sistem üzerinden veya bir word dosyasından "kopyala-yapıştır" yoluyla girilmiştir. Bundan sonra gelen maddeler, editörler tarafından incelenmiş, varsa editörlerin istedikleri düzeltmeler yazarlar tarafından aynı şekilde sistem üzerinden yapılmıştır.

Maddelerin İncelenmesi

Yazılan maddeler, ilgili editör tarafından sistem üzerinden incelenmiştir. Editörler tarafından, gelen maddeler üzerinde gerekli düzeltme ve ilaveler yapılmış, eksik ve yetersiz bulunan maddelerin düzeltilmesi veya başka bir yazar tarafından yeniden yazılması talep edilmiştir. Editör tarafından yapılan köklü değişikliklerde ise yazarın onayı alınmıştır.

Basın

Maddelerin Erişime Açılması

Editörlerce inceleme süreci tamamlanan maddeler, projede görevli teknik personel tarafından teknik açıdan kontrol edildikten sonra erişime açılmıştır.